Yazarlar

Doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi?

Paylaş:

Canım annemin bana devamlı söylediği bir atasözü vardı: “İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde yaşar…” Konu ile ilgili olarak bu köşe yazısında, doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi? sorusuna cevaplar bulmaya çalışacağım.

Doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi?

Bu soru, birçok insanın hayatında karşılaştığı bir ikilemdir. Bazıları, doğdukları yere bağlılık duyar ve oradan ayrılmak istemez. Bazıları ise, doydukları yere, yani kendilerini geliştirdikleri, başarı elde ettikleri, mutlu oldukları yere ait hisseder. Bazıları da, doğdukları yerden memnun olmayıp, daha iyi bir yaşam arayışı içinde başka yerlere göç eder. Peki, hangisi doğru? Hangisi daha önemli? Hangisi daha mutlu eder?

Bu sorunun kesin bir cevabı yoktur. Her insanın hayatı, tercihleri, değerleri ve hedefleri farklıdır. Kimisi için doğduğu yer, kimisi için doyduğu yer daha anlamlıdır. Önemli olan, kendinizi nerede iyi hissettiğiniz, nerede mutlu olduğunuz ve nerede başarılı olabileceğinizdir.

Her insanın kendi tercihi, kendi hayatı ve kendi mutluluğu vardır. Ancak, genel olarak, doğduğun yer ile doyduğun yer arasında bir denge kurmak önemlidir. Çünkü, doğduğun yer senin köklerin, kültürün ve ailenle olan bağın demektir. Bu bağları koparmak, seni yalnız ve yabancı hissettirebilir. Aynı zamanda, doyduğun yer senin hayallerin, hedeflerin, kariyerin ve kişisel gelişimin demektir. Bu hayalleri ertelemek veya vazgeçmek, seni mutsuz ve tatminsiz hissettirebilir.

Doğduğunuz yer, sizin köklerinizdir. Sizi siz yapan kültürü, gelenekleri ve aileyi içerir. Doğduğunuz yerde büyüdüyseniz, oraya ait olduğunuzu hissedebilirsiniz. Doğduğunuz yerde kalmak istiyorsanız, bunun için geçerli sebepleriniz vardır. Belki orada işinizi kurmuşsunuzdur, belki ailenizle yakın olmak istiyorsunuzdur, belki de oranın doğasını, iklimini ve insanlarını seviyorsunuzdur.

Doyduğunuz yer ise, sizin gelişiminizdir. Sizi daha iyi bir insan yapan eğitimi, deneyimleri, fırsatları ve hayalleri içerir. Doyduğunuz yerde büyümediyseniz, oraya ait olmak için çaba göstermişsinizdir. Doyduğunuz yerde kalmak istiyorsanız, bunun için de geçerli sebepleriniz vardır. Belki orada kendinizi gerçekleştirmişsinizdir, belki hayatınızın işini bulmuşsunuzdur, belki de oranın dinamizmini, çeşitliliğini ve olanaklarını seviyorsunuzdur.

Öncelikle, doğduğunuz yer sizi siz yapan önemli bir etkendir. Sizin kültürünüzü, dilinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı ve geçmişinizi oluşturur. Doğduğunuz yerden uzaklaşmak, bu bağları koparmak anlamına gelmez. Aksine, doğduğunuz yere saygı duymak ve onu unutmamak gerekir. Doğduğunuz yerin size verdiği değerleri korumak ve yaşatmak da önemlidir.

Ancak, doyduğunuz yer de hayatınızda büyük bir rol oynar. Sizin kişiliğinizi, yeteneklerinizi, hedeflerinizi ve geleceğinizi şekillendirir. Doyduğunuz yerde kendinizi ifade edebilir, başarılı olabilir, mutlu olabilirsiniz. Doyduğunuz yer size yeni fırsatlar, deneyimler ve ilişkiler sunar. Doyduğunuz yerde kendinizi geliştirmek ve katkıda bulunmak da önemlidir.

Doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi? Bu soruya sizden başka kimse cevap veremez. Her iki seçeneğin de avantajları ve dezavantajları vardır. Önemli olan, kendinize dürüst olmak ve kalbinizin sesini dinlemektir. Hayatınızın nerede daha iyi olacağına siz karar verirsiniz. Unutmayın ki, doğduğunuz yer sizi tanımlamaz, doyduğunuz yer sizi sınırlamaz. Siz kendi hayatınızın yazarısınız.

Bu nedenle, doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi sorusuna tek bir cevap vermek zor ve yanlıştır. Her ikisi de hayatınızın önemli bir parçasıdır. Her ikisine de saygı duymak ve dengeli bir şekilde yaşamak gerekir. Doğduğunuz yeri reddetmeden, doyduğunuz yeri de ihmal etmeden hayatınızı sürdürmek en iyisidir.

Özetle; doğduğunuz yer hafızanız, doyduğunuz yer ise hayatınızdır…

Ömer KÖSE

Bir Cevap Yazın